DOLAR 47,84220,10%
EURO 55,37960,31%
ALTIN 6.737,190,68
BITCOIN 30144410.4%
İstanbul
27°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Dışişleri Bakanı Fidan’dan Mısır’da Kritik Gazze Ve Bölgesel Güvenlik Açıklamaları
  • Haberizm
  • Siyaset
  • Dışişleri Bakanı Fidan’dan Mısır’da Kritik Gazze Ve Bölgesel Güvenlik Açıklamaları

Dışişleri Bakanı Fidan’dan Mısır’da Kritik Gazze Ve Bölgesel Güvenlik Açıklamaları

ABONE OL
14 Ağustos 2026 09:13
Dışişleri Bakanı Fidan’dan Mısır’da Kritik Gazze Ve Bölgesel Güvenlik Açıklamaları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

EL ALAMEYN / TEKHA

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri, Göç ve Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedir Abdülati ile Türkiye–Mısır Ortak Planlama Grubu İkinci Toplantısı çerçevesinde El Alameyn’de bir araya geldi. Heyetler arası görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Fidan, ikili diplomatik ilişkilerden bölgesel güvenlik başlıklarına ve Gazze’deki son duruma kadar pek çok alanda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mısır’ın Sağduyulu Sorumlu Tutumu Takdir Topladı

Konuşmasına 29 Temmuz’da Dimyat Limanı’nda iki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) gemisini hedef alan İHA saldırısını kınayarak başlayan Fidan, Mısır’ın olay karşısındaki yapıcı duruşuna övgüde bulundu. Türkiye ile Mısır arasındaki bağların üst düzey liderlik neticesinde güçlü bir ivme yakaladığını belirten Fidan, şu ifadeleri kaydetti:

“Bu saldırının ardından Mısır’ın takındığı sağduyulu tutumu takdir ediyoruz. Mısır, sergilediği sorumlu politikayla bir kez daha bölgede barışı ve huzuru destekleyen ülkelerden biri olduğunu göstermiştir. Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkiler Sayın Cumhurbaşkanlarımızın liderliklerinde mükemmel seviyede seyretmektedir. Kardeşlik hukuku çerçevesinde karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde iş birliğimizi derinleştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Son olarak Mısırlı futbolcu Muhammed Salah’a Türkiye’de gösterilen ilgiyi muhakkak hep beraber takip ettik, izledik. Bu durumdan büyük memnuniyet duyuyoruz”

Ticaret Hacminde 15 Milyar Dolar Hedefine Doğru

Toplantıda alınan kararların iki ülke arasındaki ticari potansiyeli artıracağını vurgulayan Fidan, ticaret diplomasisi ve ulaştırma koridorları kapsamında atılan adımları aktardı:

“Bugünkü toplantımız özellikle ekonomik ve ticari ilişkilerimiz bakımından fevkalade önemliydi. İnşallah 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine de ulaşacağız. Bu amaçla bugün Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Sayın Muhammed Ferih Salih ile beraber serbest ticaret anlaşmasını tadil eden kararı da imzaladık. Böylece iş insanlarımızın çok daha rahat şartlarda faaliyet göstermelerine imkan sağlamayı hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl bazı Afrika ülkeleriyle birlikte bağlantısallığın güçlendirilmesi alanında iş birliği mutabakat zaptı imzalamıştık. Az önce değerli kardeşim Sayın Abdelatty’nin imzasıyla Mısır da mutabakata katılmış oldu. Bu adımın ülkelerimiz ve Afrika kıtası için hayırlı olmasını diliyoruz”

Doğu Akdeniz’de Çatışma Yerine İş Birliği Vurgusu

Doğu Akdeniz’deki bölgesel denkleme dair Türkiye’nin yaklaşımını paylaşan Fidan, uzlaşı odaklı politikaların önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Gördüğünüz gibi ikili ilişkilerimizin tüm boyutlarında çalışmalarımızı işbirliği içerisinde sürdürüyoruz. Karşılıklı ziyaretler ve müşterek tatbikatlarla askeri alandaki ilişkilerimiz de giderek daha kapsamlı bir nitelik kazanmakta. Biz Türkiye olarak Doğu Akdeniz’de kamplaşma ve çatışma yerine uzlaşı ve işbirliğini önceleyen bölgesel politikalar izlenmesinden yanayız. Bu kapsamda Doğu Akdeniz’de uzun kıyı şeridine sahip iki ülke olan Türkiye ile Mısır’ın denizcilik alanındaki ilişkilerinin her iki ülkenin de menfaatine olacak şekilde geliştirilmesini arzu ediyoruz”

Gazze Ve Sudan Meselelerinde Müşterek Hareket

Bölgesel kriz alanlarında Mısır ile tam bir koordinasyon içerisinde olunduğunu ifade eden Fidan, insani yardım ve barış diplomasisi çalışmalarına değindi:

“Değerli mevkidaşımla bugün ayrıca bölgesel meseleleri de ayrıntılı bir şekilde ele alma imkanımız oldu. Türkiye-Mısır ilişkileri tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir. Şu anda üzerinde çalıştığımız konuların hemen hemen hepsinde Türkiye ve Mısır olarak ortak bir anlayışla beraber hareket etmekteyiz. Gazze meselesinde çok yakından çalışmaktayız. Filistin meselesinin Batı Şeria ve kutsal alandaki boyutlarıyla ilgili beraber çalışmaktayız. Yürüyen barış planına ilişkin koordinasyonumuz en üst düzeyde devam etmekte. Aynı zamanda Gazze’ye yönelik insani yardımlarla ilgili çalışmaktayız”

Sudan’da devam eden insani krize de değinen Fidan, “Sudan’daki çatışmaların bir an önce durması, orada da sivil halkın artık yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi, normal hayata dönülmesi için neler yapabiliriz, uluslararası toplumla, bölgesel ortaklarla ne türden iş birlikleri içerisinde oluruz; bunun arayışı içerisindeyiz” değerlendirmesini yaptı.

Hürmüz Boğazı’nda Seyir Güvenliği Ve Ticaret

Körfez bölgesindeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Fidan, deniz ticaret hatlarının güvenliği konusunda şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yapılan saldırılar bölgedeki seyir sefer güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokmakta, yani bu konuda neler yapılabilir, bu konuda kendisiyle görüştük. ABD ile İran arasındaki ateşkesin yeniden tesis edilmesini ve Hürmüz Boğazı’nın bir an evvel açılmasını ümit ediyoruz. Bu konudaki çalışmalarımızı da beraber gözden geçirme imkanımız oldu”

İsrail’in Provokatif Tutumuna Karşı Ortak Tepki

Gazze’de yaşanan insanlık dramına karşı uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, toplantının özel oturumuna dair şunları belirtti:

“Bugün tabii ki önemli konumuz özellikle Gazze’de olanlar ve buna nasıl çözüm bulabiliriz. Bu konuda özel bir oturumumuz oldu. Biliyorsunuz, Netanyahu ve ekibinin giderek daha da insanlık onurunu ayaklar altına alan politikaları tırmandırdığını ve adeta bütün uluslararası toplumu provoke eden bir tutum içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu sorun artık sadece Gazze’yi, Orta Doğu’yu, bölgeyi ilgilendiren bir sorun değil, bütün uluslararası toplumu ilgilendiren bir güvenlik sorunu haline dönmüştü. Netanyahu ve arkadaşlarının izlediği tahrik edici, provoke edici, insanlık onurunu ayaklar altına alan politika dolayısıyla bölge ülkeleri olarak ve uluslararası toplumla birlikte neler yapabileceğimizi ele aldık. Daha ciddi tedbirlerin alınması gerektiği konusunda mutabık kaldık. Özellikle insani yardımların ulaştırılması, Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin önüne geçilmesi, Gazze Barış Planı’nın maddelerine riayet edilmesi konusunda görüşlerimizi gözden geçirdik tekrar ve kararlılığımızı vurguladık”

Mekke İttifakı Ve Bölgesel Sahiplenme Vizyonu

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Fidan; Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında kurulan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın savunma ve güvenlik boyutunu açıklığa kavuşturdu:

“Mekke ittifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur. Çünkü uzun yıllardır bölgemizde olan politikaların, dışarıdan beklenen birtakım kurtarıcılar yoluyla çözülmesi gibi bir durum hep asıl olmuştur. Aslında bölge ülkelerinin artık bir araya gelerek bölgesel sahiplenme ruhuyla, iş birliği ruhuyla kendi sorunlarına sahip çıkması ve bölgenin sorunlarını kendilerinin çözmesi, bu noktada bizim için başlangıç noktası olmuştur. Burada Cumhurbaşkanımızın liderliğiyle, bölgedeki liderlerle uzun yıllardır yaptığı dostluk ve gözlemlediği olaylar, sorunlar, bizim yaptığımız çalışmalar bize şu sonucu üretti; biz bölge ülkeleri olarak kendimiz meselelerimizi sahiplenmezsek, başkalarının bizim adımıza herhangi bir soruna çözüm getirmesini beklememiz en hafif tabiriyle saflık, naiflik olacak. Biz açıkçası son 3 yıldır Mısır başta olmak üzere bölgedeki belli başlı kardeş ülkelerle yaptığımız bütün görüşmelerde bu konudaki düşünce birliğini, kavram birliğini oluşturmuş durumdayız”

Mısır Bizim Doğal Ortağımız

Mısır ile savunma ve güvenlik alanlarındaki stratejik yakınlaşmaya değinen Fidan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Az önce bölgesel sorunlarda da görüldüğü üzere Libya, Sudan, Filistin, Afrika’daki diğer konular başta olmak üzere birçok konuda aslında beraber hareket ediyoruz. Savunma teşkilatlarımız, savunma sanayimiz muazzam bir iş birliği içerisinde. Aslında adını koymadan biz bölgesel sahiplenmeye, bölgesel işbirliğine yeni bir ruhla, yeni bir vizyonla çok önceden başladık. Tabii bunun yapısallaştırılması gerekiyordu, bir temelin atılması gerekiyordu. Mekke’de üç ülke tarafından atılan bu temel, gerçekten liderlerimizin ortaya koyduğu tarihi bir inisiyatif olmuştur. Bu noktada tabii ki biz Mısırlı kardeşlerimizle bu meseleyi en başından itibaren konuşuyoruz. Çok yakından istişare ediyoruz. Bölgede tartıştığımız gerek güvenlik, gerek siyasi, gerek ekonomik konuların hepsinde başta istişare ettiğimiz kardeş ülkelerden biridir Mısır. Mısır bizim doğal ortağımız, inşallah yakında resmi ortağımız da olur”

Dörtlü iş birliği mekanizmasına da temas eden Fidan, “‘Regional 4’ dediğimiz dörtlü grubumuz çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu bizim için son derece kıymetli ve değerli bir platform. Burada biz gayri resmi bir şekilde hem aramızdaki ilişkileri hem bölgesel sorunları çok seri bir şekilde liderlerimiz adına konuşuyoruz, görüşüyoruz. Gerekirse bölgedeki diğer ülkelere burada çıkan görüşleri iletiyoruz” dedi.

Savunma Paktı Hiçbir Ülkeyi Hedef Almıyor

Kurulan ittifakın savunma ve barış odaklı olduğunu vurgulayan Fidan, Doğu Akdeniz’deki diğer oluşumları hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:

“Başta ifade ettim. Bu ittifak hiç kimseye karşı değil. Sadece birbirimize olan güvenlik, egemenlik ve refah taahhüdünün altını çizmek ve bölgesel sorunlarda sahiplenmeyi artırmak. Bölgede başka ittifaklar bizlere karşı oluyor mu? Oluyor. Yani biz Mekke ittifakını imzalamadan önce İsrail, Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY) ve Yunanistan bir araya gelip Akdeniz’de bir güvenlik ittifakı kurdular. Bu aslında kimsenin şu anda altını çizip gündeme getirdiği bir durum olmadı. Hepimiz biliyoruz bu ittifakın hedefinin ne olduğunu, yani Akdeniz’in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır var. Ortasına bir çizgi çeken bir ittifak var. Bu ittifakın amacı belli, nereye gittiği de belli”

İsrail Adım Atmazsa Radikal Adımlar Gelebilir

Müzakere sürecinde İsrail’in sergilediği tutuma karşı arabulucu ülkelerin ortak kararlılık gösterebileceğini belirten Fidan, uyarısını şu sözlerle tamamladı:

“Gazze Barış Planı’nın uygulanmasını istiyoruz. Türkiye, Mısır ve Katar olarak ABD’yle beraber arabuluculuk faaliyetlerini büyük bir gayretle sürdürmekteyiz. Birçok imkansız denen problemli alanı müzakere teknikleri neticesinde çok şükür aştık. Burada gerçekten Filistin tarafının büyük bir fedakarlıkla birçok şeyi kabul ettiğini gördük. Ama her aşamasında Netanyahu ve arkadaşlarının aslında bu barış anlaşmasıyla bir alakalarının olmadığını, böyle bir niyetlerinin olmadığını defaatle gördük. Şimdi geldiğimiz noktada çok kritik bir aşamaya giriyoruz. Bunu başta ABD olmak üzere oradaki dostlarımıza da ilettik. İkinci aşamaya geçişte Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail’in bundan sonra adım atmaması, biz ve diğer arabulucuları bu süreçle alakalı ortaklaşa radikal bir adım atmaya itebilir”

ABD yönetimine çağrıda bulunan Fidan, İsrail üzerinde gerekli baskının kurulması gerektiğini, aksi halde Türkiye, Mısır ve Katar olarak gerekli adımların tereddütsüz atılacağını ifade etti.

Üst Düzey Görüşmelerde Üç Kritik İmza

Resmi temasların ardından Türkiye ile Mısır arasında ticaret, ulaştırma ve kurumsal iş birliğini kapsayan üç önemli belgeye imza atıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, ‘Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu İkinci Toplantısı Tutanağı’, ‘Türkiye Cumhuriyeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti Arasında Serbest Ticaret Anlaşması’nın 3 Numaralı Menşe Protokolünün Tadiline ilişkin Karar’ ve Mısır’ın Afrika Kıyı Ülkeleri Ulaştırma Bağlantısallığı Mutabakat Zaptı’na Katılım Belgesi’ni karara bağladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP